NATO Suriye’deki savaşı tırmandırıyor | ALEX LANTİER

IŞİD’in ortaya çıkmasının koşullarını yaratan Suriye’ye ABD ve NATO destekli müdahale ile birlikte Körfez monarşilerindeki müttefiklerinin aşırı İslamcı örgütleri finansal olarak desteklemesidir

14 Eylül 2015 Pazartesi, 15:23

Binlerce mültecinin Ortadoğu, Afrika ve Balkanlardan Avrupa’ya aktığı şu sıralarda bile NATO Suriye’deki şimdiye kadar milyonlarca kişiyi evinden eden savaşı tırmandırmayı hazırlıyor. Pazartesi günü hem Paris hem de Londra Suriye’nin bombalanmasını artıracak planları duyurdu.

Sunday Times’ın bir haberine göre, İngiltere Başbakanı David Cameron göçmen krizine Suriye’nin bombalanması ve Suriye Cumhurbaşkanı Esad’ın rejiminin yıkılmasını da içeren bir çözüm bulmak için İngiliz İşçi Partisi içindeki grupların desteğini arıyor. Planın ekimde İngiliz Parlamentosunda oylanması bekleniyor.

Eski Catenbury Başpiskoposu Lord Carey dün Suriye’de güvenli anklavlar yaratılması için hava saldırıları ve diğer İngiliz askeri desteğinin sağlanmasını talep etti. Bu Suriye’yi bombalamak ve topraklarını gasp etmek anlamına gelir ki bu saldırgan bir hareket olmakla birlikte bir savaş nedenidir. Yine de resmi makamlar Lord Carey’nin önerisini desteklemek için koşturmaya başladı.

“İnsan ticareti yapan, insanların hayatını riske atan ve hatta insanları öldüren bu suç çetesini alt etmek zorundayız. Bir sorunla kaynağından uğraşmak zorundasınız, o da şeytani Esad rejimi ve [IŞİD militanı] teröristlerdir.” diyordu Birleşik Krallık Maliye Bakanı George Osborne.

Osborne’un ifadesi politik sinizmin zirvesidir. IŞİD’in ortaya çıkmasının koşullarını yaratan Suriye’ye ABD ve NATO destekli müdahale ile birlikte Körfez monarşilerindeki müttefiklerinin aşırı İslamcı örgütleri finansal olarak desteklemesidir. İç savaş Esad hükümetini zayıflatma ve devirme planının bir parçası olarak bilinçlice kızıştırılmıştır.

İkinci Dünya SAvaşı’nın sonundan beri gerçekleşen en büyük mülteci krizinin sorumluluğu Esad’da değil, Nato güçlerinin kabahatli dış politikasındadır. Onlar yalnızca Suriye’de kukla bir rejim yaratmak için Sünni İslamcı militanlara parasal ve askeri destek sağlayarak taşeron bir savaş oluşturmadı, dünyanın her yerinde milyonları evlerinden kaçmaya zorlayan diğer savaşları da takip etti. Avrupa’ya ulaşan mülteciler bu neo-kolonyal savaşların sonucu olan katliam ve sosyal yıkımdan kaçan milyonlarca Suriyeli, Iraklı, Ukraynalı, Afgan ve Pakistanlı arasından geliyor.

Şimdi, on binlerce Suriyeli mülteci Avrupa’ya akarken, NATO güçleri Suriye’deki rejim değişikliği isteklerini pekiştirmek için krizi sömürmeyi umuyorlar ki bu da yalnızca daha çok Suriyelinin ülkeden kaçmasına sebep olacak.

Geçen ay Fransız Cumhurbaşkanı François Hollande’ın Paris’te bir elçi ile olan toplantısında Esad’ı etkisiz hale getirme önerisinin ardından, Londra bu saldırgan tutumuna Paris’ten destek kazandı. Söylentilere göre, cuma günü Elysée Başkanlık Sarayı’ndaki çok gizli bir askeri toplantıda Suriye’ye hava saldırıları düzenlemek için Fransa’nın ABD öncülüğündeki koalisyonda bir “takım oyuncusu” rolü alması tartışıldı.

Le Monde’a konuşan Fransız askeri kaynakları Suriye’de rejim değişikliği için yapılacak bir savaşta Amerika’dan askeri destek beklediklerini ifade etti. “Amerikalılar hava operasyonları ile en azından üç yıl olmak üzere uzun vadede bu işin içinde olduklarını resmi olarak açıkladılar.” dedi bir resmi görevli.

Fransız muhalefetinden siyasetçiler Rus ve İran güçlerini Suriye’deki savaş planlarına dahil etmeyi tercih edeceklerini ifade ederek Hollande’ın önerisine taktiksel bir eleştiride bulundular. Ayrıca Eylül 2013’teki durumun bir tekrarının yaşanmasından kaçınmak istediklerini de ifade ettiler. Bu tarihte Paris Suriye’deki savaşı yürütmek için Washington’la müttefik olmuş ve Obama yönetimi Paris’e danışmadan savaşı askıya aldığını ve Suriye’ye saldırmama kararı verdiğini açıkladığında küçük duruma düşmüştü.

Eğer bir müdahale gerçekleşecekse ABD dışındaki müttefiklerin de olduğu kapsamlı bir anlaşma yapılması gerekir. Rusya ve İran yeniden dahil edilmelidir. Fransa Suriye üzerine bağımsız bir politika yürütmeye geri dönmelidir. Saldırıların bir önceki konu oluşunda fazlasıyla [Washington’ın] etki altındaydık.” dedi Fransa’nın eski muhafazakar başbakanı Jean-Pierre Raffarin.

Askeri kızışma yalnızca toplu katliam ve sosyal tahribat değil, nükleer silahlı güçlerin direkt çatışması tehlikesini de getiriyor, sonuçta Washington Suriye rejimini yok etmekle tehdit ediyor ve Moskova Rusya’nın bölgedeki önemli bir müttefiki olan Esad’ı savunmak için savaş açmayı düşünüyor.

Bugün buna hazır olduğumuzu söylemek- şimdilik bunu konuşmak için çok erken. Fakat Suriye’ye ekipman ve silahlı ve eğitimli askerlerle oldukça ciddi bir yardımda bulunuyoruz zaten.” dedi Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin cuma günü Vladivostok’taki bir ekonomi forumunda.

Buna rağmen, Putin Suriye’deki bir siyasi uzlaşıya ve muhtemelen Esad’ın geri adım atmasına yol açacak müzakereleri Moskova’nın destekleyebileceğini de belirtti. “Genel anlayış şu ki, bu terörizmle mücadele çabalarının birleşmesi Suriye’deki bir çeşit siyasi sürecin işlemesiyle de başa baş gitmeli.” dedi Putin. “Ve Suriye Cumhurbaşkanı sağlıklı denebilecek muhaliflerle irtibata geçip onları yönetime getirmek üzere seçimleri, diyelim ki milletvekili seçimlerini, erkene alma konusunda hem fikir.”

Washington Moskova’nın Suriye üzerindeki etkisini artırma girişimini eleştirmek için hemen harekete geçti. Cuma günü ABD istihbarat görevlileri Rus askerlerinin Suriye’nin kıyı kenti Latakya yakınlarında, hava saldırıları düzenleyebileceği bir hava üssü inşa ettiğini açıkladı.

Suriye ile Sovyet zamanlarına uzanan ittifakının bir parçası olarak, Rusya liman kenti Tartus yakınlarında uzun yıllardır bir deniz üssü işletiyor.

Cumartesi günü, ABD Devlet Sekreteri John Kerry, Rus mevkidaşı Dış İşleri Bakanı Sergei Lavkov’a Rus ordusunun Suriye’de gelişmiş bir yığınak yapmasının an meselesi oluşunun göstergeleri olduğu konusunda yakındı.

İltica hakkını ayaklar altına alırken Avrupalı güçler öngörülemeyecek ve muhtemelen oldukça büyük sonuçları olacak bir askeri yükseliş başlatmak üzere harekete geçiyorlar. Fransa ve İngiltere’nin tehditleri iki nükleer silahlı güç olan Rusya ve ABD arasında Esad rejiminin geleceğine dair yenilenmiş bir çatışma olduğu tartışmalarının ortasında geldi.

 

Bu yazı 7 Ağustos 2015 tarihinde World Socialist Web Site ve 8 Ağustos 2015 tarihinde Global Research’te “NATO Powers Move to Exploit Refugee Crisis to Intensify Bombing of Syria” ismiyle yayınlanmıştır. Umut Gazetesi çevirileri, İpek Karaca