Son Dakika
22 Şubat 2017 Çarşamba

Katledilişinin 20. Yılında Gazeteci Metin Göktepe’yi saygıyla anıyoruz

Haber takibi yaparken gözaltına alınan Metin Göktepe 8 Ocak 1996’da polisler tarafından katledildi. Umut Gazetesi çalışanları olarak katledilişinin 20. Yılında Metin Göktepe’yi saygıyla anıyoruz…

07 Ocak 2016 Perşembe, 19:03

Umut Haber – Gazeteci Metin Göktepe, 20 yıl önce haber takibi yaparken gözaltına alındı. Göktepe, gözaltında polisler tarafından dövülerek katledildi. Göktepe, Hrant, Musa Anter ve adını sayamadığımız diğer gazeteciler kurşunların hedefi oldu. Şimdi haber takibi yaparken gözaltına alınarak darp edilen, hedef gösterilen, sansürlenen, tutuklanan gazeteciler, gerçeği yazmaya, halkın haber alma hakkını sağlamaya devam ediyor.

Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe, 8 Ocak 1996 tarihinde, Ümraniye E Tipi Cezaevinde yaşamını yitiren Orhan Özen ile Rıza Boybaş’ın cenaze törenini izlemek için cenaze töreninin yapıldığı Alibeyköy’e gitti.

“Sarı Basın Kartı” olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Haberi izlemekten vazgeçmediği için gözaltına alındı ve yüzlerce insanla birlikte Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Burada polislerin şiddetli cop darbeleriyle dövülerek öldürüldü.

“Özel muamele” 

Metin Göktepe, spor salonunun yakınlarında ölü olarak bulundu. Olayın tanıdığı o anı şöyle anlatmıştı:

O sırada Metin getirildi. Amirlerden biri “özel muamele” dedi. On kişi Metin’in üzerine çullandı. Cop, kazma sapı gibi şeylerle vuruyorlardı. Metin bayıldı. Su döküp ayılttılar. Tekrar dövmeye başladılar. Çok kan kaybediyordu. Tuvalete götürüp yıkadılar. İçlerinden biri “ölecek galiba, hastaneye götürelim” diyordu. Diğerleri “ölürse ölsün” diyerek dövmeye devam ettiler, Metin artık hareket etmiyordu.

Yetkililer çelişkili açıklamalar yaparak cinayeti gizlemeye çalıştı. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul Emniyet Müdürü Orhan Taşanlar, Metin’in gözaltına alınmadığını; Eyüp Cumhuriyet Savcısı Erol Canözkan, gözaltına alındığını ancak sonra çay bahçesinde otururken fenalaşarak sandalyeden düştüğünü; İçişleri Bakanı Teoman Ünüsan ise spor salonunun duvarından düşerek öldüğünü iddia etti.

Bir süre gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılanlar ise, ısrarla Metin’in gözaltında polis tarafından öldürüldüğünü ve cesedinin gözaltında tutulan diğer kişilerin yanından alınarak götürüldüğünü söylediler.

Metin Göktepe’nin duvardan düştüğü iddia edildi. İstanbul’dan Aydın’a “güvenlik” gerekçesiyle Afyon’a taşınan Göktepe Davası, 28 Eylül 2000’de beş polis memuruna “kastı aşan insan öldürmek” ve “faili belli olmayacak şekilde insan öldürmek” suçlarından verilen yedişer yıl altışar ay hapis cezasının onanmasıyla bitti. Bir polis memuru ise Yargıtay’ın kararı bozmasından sonra 20 ay hapis ve beş ay kamu hizmetlerden uzaklaştırma cezası aldı. Mahkûm polislerin cezalarının tamamlamalarına 19 Aralık 2000’de yürürlüğe giren Şartlı Tahliye ve Ceza Erteleme Yasası engel oldu.

Şimdi Metin Göktepe’nin ardından katledilen gazetecilerin, tutuklanan ve iktidar tarafından “gazeteci” değil “örgüt üyesi” olduğu söylenen, kayyum atanan, siteleri sansürlenen buna rağmen kaleme sarılan basın emekçilerinin mücadelesi sürüyor.

Umut Gazetesi çalışanları olarak katledilişinin 20. Yılında Metin Göktepe’yi saygıyla anıyoruz…

Kol geziyor kara zulüm

İki yakanızda elim

Anasının feryadıdır

Yakar bu evreni bilin

“Uyyyy ben ölim

Uyyyy ben ölim”*

*Metin Göktepe’nin cenazesinde annesinin ağıtı